renkli dunyalar

29/11/2009 - Domuz gribine karşı güçlü akciğerler gerekiyor

Kategori: SAGLIK

Domuz gribine karşı alınacak en önemli tedbir, akciğerlerimizi güçlendirmek.

Memorial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden Dr. Füsun Soysal, "Domuz gribine karşı alınacak en önemli tedbir, akciğerlerin güçlendirilmesidir" dedi.

Dr. Soysal, yaptığı yazılı açıklamada, domuz gribine karşı güçlü akciğerlere sahip olmanın yollarını anlattı.

Domuz gribinin ölümcül olmasının en önemli nedeninin, hastayı birkaç saat içinde bile solunum yetmezliğine götürmesi olduğunu belirten Dr. Soysal, bu nedenle domuz gribine karşı alınacak en önemli tedbirin, akciğerlerin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Dr. Soysal, güçlü akciğerlerin bu hastalık ile daha kolay savaştığını ve kolay kolay da yenilmediğini dile getirdi.

Domuz gribi, mevsimsel griple aynı belirtileri gösterse de vücuda girip güçsüz bir bağışıklık sistemi ile karşılaştığında önce solunum hücrelerinde hasar oluşturduğunu, sonra da hastayı solunum yetmezliğine götürerek ölümüne sebep olduğunu anlatan Dr. Soysal, virüsün aynı zamanda vücudun bağışıklık sistemini de uyardığını ve iltihaplanma yapan birçok kimyasal madde üretilmesine neden olduğunu belirtti.

Dr. Fusun Soysal, bu kimyasal maddeler zaten hasarlı solunum sistemine ulaşınca, solunum yollarının tıkandığını, vücudun oksijen alamaz hale geldiğini ve solunum yetmezliği geliştiğini anlattı.

Grip ve domuz gribinin, solunum yolu ile bulaşan hastalıklar olduğundan mikroplar hava yolu ile alındığında direkt olarak akciğerleri tuttuğunu dile getiren Dr. Soysal şunları kaydetti: "Burun ve geniz akıntısı da olduğu zaman akciğerler çok çabuk etkilenir ve bronşlar iltihaplanır. Akciğer hastalıklarının hepsi genelde düşük dirençli olan kişileri yakalar. Böbrek hastaları, karaciğer hastaları, iki yaşın altındaki çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, şeker ve kalp hastaları ile astım, bronşit, KOAH gibi kronik akciğer hastalar ile daha önce tüberküloz olup akciğerleri zarar görmüş kişiler domuz gribine yakalanma riski açısından yüksek risklidir. Bu hastalıklara stres faktörü de eklendiğinde hastalık böyle kişileri çok kısa sürede ölüme götürür.

Domuz gribi virüsü, ilaca dayanıklı ve antibiyotiklere yanıt vermeyen özelliğe sahiptir. Burun akıntısı, geniz akıntısı, ateş ve öksürük ortaya çıktığında, bu belirtiler 3 günden fazla sürdüğünde ilerisi için çok tehlikesi olabileceğinden, hastaların çok gecikmeden bir hastaneye başvurmaları çok önemlidir."

GÜÇLÜ AKCİĞERLER İÇİN YAPILMASI GEREKENLER-

Dr. Soysal, sağlıklı ve güçlü akciğerler için kesinlikle sigara içilmemesi gerektiğini belirterek, haftada en az bir kez kırmızı, 3-4 kez beyaz et tüketilmesini tavsiye etti.

Meyve sebze ağırlıklı beslenmenin önemine değinen Dr. Soysal, C vitamini içerikli portakal, mandalina, kivi, greyfurt, elma, nar, grip açısından çok önemli meyveler olduğunu dile getirdi.

Dr. Füsun Soysal, açıklamasında şu tavsiyelerde bulundu: "Bronşların kurumasına izin vermeyin. Bunun için günde 2.5 litre su için. Bitki çayları, ıhlamur, papatya çayı, bronşların kuru kalmasını engelleyen grip karşıtı içeceklerdir. Sabahları ılık süte bal karıştırarak için. Günde en az iki kez zencefil çayı için. Alkolü sınırlandırın, çok fazla tüketilen alkol genel vücut direncini ve akciğerlerin mikroplara karşı direncini düşürür. Alkolü haftada bir iki kadeh ile sınırlandırın. Kesinlikle soğuk su içmeyin. Dondurmayı bilinçli ve dikkatli tüketin.

Düzenli spor yapmak, akciğer sağlığı için çok önemlidir. Soğuk havalarda oynanan mücadele sporlarından kaçının. Yürüyüş, yüzme ve tenis, akciğer dostu sporlardır. Kışın spor için kapalı ortamları tercih edin. Spor yapan kişilerin domuz gribini atlatma şansı çok yüksektir. Bu nedenle mutlaka spora zaman ayırın.

Düzenli spor ile birlikte akciğer sağlığı için düzenli uyku da çok önemli. Bu nedenle günde en az 7 saat uyumaya özen gösterilmelidir."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : resim,oyun

9/11/2009 - GDO'ya izin Yüce Divan'lık bir suçtur!

Kategori: GDO__lu urunler

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bütün ürünlerin Genetiği Değiştirilmiş Organizma olmadığını belirterek, “Türkiye’de üretilen ürünlerin hiç birisinde GDO bulunmamaktadır. Halkımız meyve ve sebzeleri rahatlıkla tüketebilir” dedi.
Acaba öyle mi?
Şemsi Bayraktar, kamuoyuna Türkiye’de tarımda kullanılan ithal tohumların genetiği değiştirilmiş olup olmadığı konusunda neden bilgi vermiyor? Tohumların yüzde 98’inin ithal ve hibrit yani tohum vermeyen tohum olduğu iddiaları televizyonlarda seslendirildi. Bu konuda TZOB’un bir araştırması var mıdır? Varsa, sonuçlarını neden Türk halkı ile paylaşmıyorlar?
Ziraat Odaları Başkanı, Türk kamuoyuna bu konuda bilgi vermek sorumluluğunda değil midir?
Bayraktar; çıkarılan yönetmeliğin, GDO’lu üretim izninin önünü açmak için bir basamak olarak kullanılmaması gerektiğini söylüyor ve önce GDO’lu ürünlerin ithalatının başlaması, arkasından da çıkacak olan kanunla üretiminin yapılmasından korktuklarını da bildirdi.
Evet, tezgâh budur zaten!

* * *

Peki GDO yönetmeliğinin çıkarılması ile şeker fabrikalarının özelleştirilmesi arasında bir bağlantı yok mu?
TZOB Başkanı, şeker pancarı üreticisini korumak için niçin bir kampanya başlatmıyor?
Bakın Prof. Dr. Tayfun Özkaya, odatv.com’da ne yazıyor:
 “Bir taraftan şeker fabrikaları özelleştiriliyor, diğer yandan Tarım Bakanlığı bir yönetmelikle GDO’lu ürünlerin ithalatına kapıyı ardına kadar açıyor. Biliyorsunuz artık mısırdan şeker üretilebiliyor. Amerikan şirketleri bunun için Türkiye’ye yerleşti. Mısırın çoğu Amerika’dan ithal ediliyor ve bunlar GDO’lu. Mısır’dan şeker üretmek için, daha doğrusu mısır nişastasını şekere (früktoz şekeri) dönüştürmek için biyoteknoloji ürünü, yani GDO’lu enzimler kullanılmakta. Bunun için dünyada yılda 200 milyon dolarlık enzim satılmakta. Bu nişasta bazlı şekere ’Yüksek Oranlı Früktoz Mısır Şurubu’ denmekte. Kısaltması HFCS.
Amerikan şirketleri bu ürün için ayrılan kotayı yükseltmek, mümkünse kotayı kaldırmak istiyor. Bunun için engel nedir? Engel Türkiye’de şeker pancarına dayalı şeker üretimidir. Mısır şurubu Amerikan şirketlerine çok kâr bırakıyor. Onun için şeker fabrikalarının özelleşmesi gerekli. Bunları kendileri alarak kontrol etmeseler bile bu özelleşme sonunda şeker fabrikalarının çoğunun kapanacağı düşünülüyor. Üretim açığı, tabii ki mısır şurubu ile kapatılacak.
Türkiye, mısır ithali için parayı nereden bulacak? Kapanacak olan (çoğu geri kalmış yörelerimizdeki) şeker fabrikalarındaki işçiler işsiz kalınca nerede iş bulacak? Pancar üretemeyecek olan çiftçiler nasıl geçinecek? Bunlardan onlara ne? Küreselleşme zaten bu demek değil mi?

* * *

Bu arada hem enzimi, hem de mısırı GDO’lu olacak olan bu şeker insan sağlığına zararlı. Ayrıca bu mısırdan üretilen şeker fruktoz olduğu için GDO’suz mısırdan üretilse bile şeker pancarı şekerine göre çok daha zararlı olacak. Çünkü vücutta hızlıca yağa dönüştürülüyor.
ABD’de kullanılan şekerin yarısı bu mısır şurubudur. Amerikalılar, kola, pasta vb. birçok üründen kişi başına yılda 70 kilo şeker almaktadır. Bu yüzden ABD’de bazı eyaletlerde halkın yarısından çoğu obez oldu.
Obez şişman değildir. Aşırı şişmandır.”
Demek ki, GDO’ya izin vermek Türk halkının sağlığı ile oynamaktadır, millete ihanettir ve Yüce Divanlık bir suçtur!

 

Arslan BULUT

Yenicag Gazetesi

 

Arslan BULUT

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : mısır, GDO, mısır şurubu, biyoteknoloji ürünü

4/11/2009 - fotograflarim

Kategori: Guzel Dunyamiz


























Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : fotograf,tabiat,doga

26/10/2009 - Sosyete Pogacasi

Kategori: tarifler



Pogacamizin adi Sosyete Pogacasi imis," Enfes" adli hamur isleri ve sebze yemekleri kitapcigimdan aldim tarifini. Bu pogacayi sadece bir kez yapabildim, tekrar yapmak fikri hep aklimda  ama firsat bulamadim bir turlu. Tadi damagimda kaldi yani...  Tarifteki yag miktari bana biraz fazla gibi geldigi icin ben margarinin miktarini azalttim, yine de tadi cok guzeldi.

Malzemeler:
250 gr. margarin ( 1 kahve fincani kullandim)
1 kahve fincani siviyag
1 paket yas maya (1 kasik kuru maya da olur)
1 su bardagi su
3 yemek kasigi seker
1 tatli kasigi tuz
aldigi kadar un

Ici Icin:
peynir
maydanoz ya da dereotu

uzerine:
yumurta sarisi
susam

yapilisi:
Mayayi ilik suda eritin, sivi yag, toz seker ve erimis margarini karistirin. Tuzunu ekleyin. Yavas yavas un ekledikten sonra hamuru 20dk. bekletin. Hamurdan ceviz buyuklugunde parcalar alin. Aldiginiz parcalari kahve tabagi buyuklugunde acin, icine peynirli harctan koyun, rulo yapar gibi hamuru sekillendirin. Kenar kisimlarini bastirmayin, uzerine yumurta sarisi surun, susam serpistirin. Firin tepsisine siralayip orta derecedeki firinda 20-25dk pisirin.

 
46.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ'NE gonderiyorum nurmutfakta.blogcu.com
Arkadasima kolay gelsin


Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : Sosyete Pogacasi

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

saglik-kadin sagligi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

resim oyun mısır GDO mısır şurubu biyoteknoloji ürünü fotograf tabiat doga Sosyete Pogacasi ESREF ARMAGAN GDO`lu gıdalardan kaçma yolları! film sinema Japon filmi GECE ÇİÇEKLERİ Ay kadin anne annelik genetik gelecek

Arkadaşlarım

mehpareogt
daisy1
ymacar
magicdesignhayaleturet
refikabusem94
didoli82
suppruss
sessizciglik1
caferose
supprussceyiz
ebrugiller
elislemeleri
rengarenktaki
egitimspormizah
mabet
birgonulbal
gulunorguleri
gonuldeneledokulenler
ergunemre
nazardeymesin07
gonulsepetinden
bayramsekeri
nuray73
sunaydan
09aydin09
smyrnaly

bigoo.ws

sirin


Myspace Layouts
Myspace Layouts - Pink Myspace Layouts
Myspace Codes - Myspace Generators - Myspace Backgrounds