27/7/2009 · Kategori: Rejim,Diet,Saglik vs

 

 

Yapılan araştırmalarda, E vitamininin anemi ve prematüre (erken doğum) bebeklerde oluşan göz bozukluluklarına karşı vücudu koruduğu, yaşlanmayı geciktirdiği ve yaşlılık lekelerini önlediği tespit edildi. Özellikle yaşlanma belirtilerini geciktirme konusunda etkili olan E vitamini, yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önlemede de büyük rol oynuyor.

E vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir. Alfa, beta, gama ve delta tokoferolleri içerir. Bitkisel yağlar ve buğday tanesi en iyi kaynağıdır. Isıya karşı sabit ve pişirilmeye dayanıklıdır. İşte E vitamininin bilinen belli başlı yararları…

- Hücre zarı ve taşıyıcı moleküllerin lipid kısmını stabilize ederek hücreyi serbest radikaller, ağır metaller, zehirli bileşikler, ilaç ve radyasyonun zararlı etkilerinden korur.

- E vitamini immun sistemin aktivitesi için gereklidir.

- Timus bezini ve alyuvarları korur.

- Virütik hastalıklara karşı bağışıklık sistemini geliştirir.

- Göz sağlığı için hayati önem taşır.

- Retina gelişimi için gereklidir.

- Serbest radikallerin katarakt yapıcı etkilerini önler.

- Yaşlanmaya karşı koruyucudur.

- Serbest radikallerin dokular, deri ve kan damarlarında oluşturduğu dejenaratif etkiyi önler.

- Yaşlanmayla ortaya çıkan hafıza kayıplarını da önler.

- En iyi anti oksidandır.

***E vitamini***

  • Antioksidan yararları nedeniyle yaşlanmayı ve yaşlılık belirtilerini geciktirir.
  • Cildi korur ve destekler.
  • Damarları güçlendirir, destekler ve korur. Aterosklerozu yavaşlatır.
  • LDL-kolesterolün damarsal zararlarını azaltır.
  • HDL-kolesterolü artırır.
  • Bağışıklık sistemini destekler. 
  • Beyin fonksiyonlarını korur. 
  • "Maküler dejenerasyon" dahil yaşlanmaya bağlı birçok göz sorununu engeller ya da geciktirir. 
  • Beta karoten, selenyum ve çinko, E vitamininin etkilerini güçlendir

Vitamin E, kanser ve kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde önemli bir antioksidandır. Dolaşımı düzenler. Doku tamiri için gereklidir. Âdet öncesi şikâyetlerin tedavisinde yararlıdır. Yara iyileşmesinde iz oluşumunu azaltır. Kan basıncını düşürür. Kataraktı önler. Atletik performansı artırır ve bacak kramplarını rahatlatır. Saç ve cildin sağlığının devamını sağlar. Kansızlığı önlemede yardımcıdır. Erken doğan bebeklerde görülebilen bir göz hastalığı olan "pre-matür retinopati" gelişimini önler. Antioksidan etkisiyle, serbest radikal oluşumunu engelleyerek hücreyi hasar görmekten korur. Vitamin A kullanımına yardımcı olur. Yaşlanmayı geciktirir ve yaşlılık lekelerini önleyebilir. Vitamin E eksikliği sinirlerde hasara yol açabilir. Eksiklik belirtileri, kısırlık, âdet sorunları, sinir-kas sisteminde bozukluk, kırmızı kan hücrelerinin yaşam süresinde kısalma, rahimde bozukluklar olarak sayılabilir. Diyetteki vitamin E eksikliği ile kalp hastalığı sıklığı arasında da bir ilişki vardır.

Destekleyici dozda E vitamini kullanılıyorsa bu miktar günde 100-400 İU arasında olmalıdır. Bu miktardaki E vitaminini olağan beslenmeyle almanız olanaksızdır. 100 gr ceviz ve bademde 25 mg, ayçiçeği çekirdeğinde 50 mg, yer-fıstıgında 10 mg E vitamini bulunabileceği düşünülürse, destek olarak düzenli E vitamini alımının gerekliliği daha iyi anlaşılır.

E vitamini içeren besinler, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, fındık-ceviz gibi kabuklu yemişler, tohumlu bitkiler, tüm hububatlardır. Yüksek miktarlarda vitamin E içeren gıdalar, kahverengi pirinç, mısır ezmesi, yenebilen deniz yosunları, yumurta, süt, yulaf ezmesi, sakatat, soya fasulyesi, tatlı patates, suteresi, buğday olarak sayılabilir. Vitamin E içeren bitkiler, kaba yonca, ketentohumu, ısırgan otu, yulaf sapı, ağaççileğinin yaprakları, kuşburnudur. Vitamin E'nin kandaki düzeyinin devamı için, vücudun çinkoya gereksinimi vardır. Eğer vitamin E ve demir hapları birlikte kullanılıyorsa günün farklı zamanlarında alınmalıdır. Demirin inorganik formları (ferro sülfat gibi) vitamin E'ye hasar verir. Organik formdaki demir (ferroglukonat ya da ferrofuma-rat) vitamin E'yi etkilemez. Kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç kullananlar, günlük 1 200 İU'dan fazla E vitamini almamalıdır, yüksek tansiyonu olanlar ise günlük 200 İU gibi düşük dozlardan başlayarak arzulanan miktarlara yavaşça yükselmelidir. Antioksidan etkisinden yararlanmak için E vitamininin, çinko ve selenyumla birlikte alınması önerilir. Yaşlılığı geciktirme programlarında kullanılan doz 400-800 ünite civarındadır.

 

 

5/12/2008 · Kategori: Rejim,Diet,Saglik vs

>Güzel yemek yapmanın 25 püf noktasını biliyor musunuz ?

Ev hanımi  iseniz her gün ne yemek pişireceğinizi düşünmekten sıkılmış olabilirsiniz veya evde farklı yaş gruplarından bireyler varsa ve hepsinin özel istekleri varsa işiniz zor.

Organize olmak iyi

Mutfağınızda sağlıklı yemek pişirme temel prensipse, lezzet ve sağlığı aynı anda yakalamakta güçlük çekiyor da olabilirsiniz. Ayrıca bir de kilo vermeye çalışıyorsanız mutfakta ne pişireceğinizi organize etmek iyice zorlaşmış demektir.

Besinleri doğru pişiriyor musunuz?

Mutfakta daha düşük yağ ve kalori için sağlıklı beslenme genel ilkelerini ve evdeki çocukları da düşünerek 25 farklı öneri hazırladık. Faydalı olması dileğiyle...

1. Sebze yemeği yaparken, bir kilo sebzeye iki yemek kaşığı sıvıyağ koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yok.

2. Pişirirken yağda kızartma, kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu ısıda pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.

3. Yemeklere lezzet vermek için sadece yağa ve sosa odaklanmayın. Sebze ve baharatlarla farklı tatlar üretin.

4. Sos ve çorbaları krema yerine düşük yağlı sütle pişirin.

5. Evde tuzu ve yağı daha az tüketmesi gereken birey varsa herkese aynı tencerede yemek pişirin. Daha sonra bir miktar ayırıp tuz ve yağ ilave edin.

Kurabiyeye şeker yerine kuru meyve

6. Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya az miktarda pekmez deneyin.

7. Dondurulmuş patatesi kızartmak yerine bir de fırınlayarak deneyin.

8. Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurtla deneyin.

9. Kek ve ya kurabiyelerde yağı azaltmak için yağsız süt tercih edin.

10. Izgaranızı sadece et, tavuk ve balık için değil, domates, biber, kabak, mantar, soğan dahil diğer tüm sebzeler için deneyebilirsiniz.

Tavuğu haşladıktan sonra yağını alın!

11. Tavaya yağ koymadan pişirme yapmak istiyorsanız biraz su damlatın ve kısık ateşte pişirme yöntemi uygulayın.

12. Fırında yağsız pişirme için yağlı kağıttan faydalanın.

13. Tavuğu haşladıktan sonra suyunu, üzerindeki yağı alıp daha sonra sebze veya çorbalarınıza ekleyebilirsiniz.

14. Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyarak posa tüketiminizi artırabilirsiniz.

15. Bir yumurta ve iki yumurta beyazını karıştırın. Tavaya yağ yerine çok az su koyup sebzelerle beraber pişirin.

Canınız börek mi istedi?

16. Çay saati canınız börek isterse bir yufka içine üç yemek kaşığı lor peyniri, biraz maydanozla gözleme şeklinde dörde katlayın. Bir tatlı kaşığı zeytinyağla üç yemek kaşığı light yoğurdu üzerine sürün ve teflon tavada hafif ateşte iki yüzünü pişirin.

17. Pirinç yerine bulgur tercih edin. Glisemik indeksi düşük olan bulgur, kan şekeri seviyenizi dengeler, içerdiği lif ve proteinler pirince göre daha yüksektir. İki yemek kaşığı bulgur bir ince dilim ekmeğe eşittir.

18. Hamurlu ve yağlı tatlılar yerine meyveleri fırınlayın veya kuru meyvelerle tatlı yapmayı deneyin.

19. Meyve suyundan gelen kaloriyi azaltmak için sulandırın veya maden suyuyla karıştırın.

20. Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın. Kalori değeri düşük, su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidant kapasitesi yüksek.

21. Et veya tavuğun yanına karbonhidrat içeren patates, pilav yerine kalorisi çok düşük olan mantarı seçin. Soğan, domates ve taze sebzelerle sote edebilirsiniz.

22. Patatesi kızartmak yerine fırında sütle pişirmek çocuklarınız için çok daha iyi bir seçimdir.

23. Yulaf, kepek unu ve kuru meyvelerle kendi müslinizi hazırlayabilir, fındık, ceviz, badem ekleyebilrisiniz.

24. Tarçın şeker ihtiyacını azaltır meyve salatası, bitki çayları ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin.

25. Evde mutlaka taze sebze ve meyve bulundurun. Çocuğunuzun atıştırma alışkanlığı varsa salatalık, havuç ve minik domateslere farklı şekiller verin.



3/10/2008 · Kategori: Rejim,Diet,Saglik vs

* Kurutulmuş meneviş yaprakları dövülüp ezildikten sonra, kı­na ile birlikte yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek el­de edilen sıvıdan bir miktar banyo suyuna ilâve edilerek, günaşı­rı saçlar hazırlanan bu karışımla yıkanır.

* Sarimsak dövülüp ezildikten sonra sirkeli suda on dakika sürey­le hafif ateşte pişirilir. Saçlar bu karışımla sık sık yıkanarak taranır.

* Kurutulmuş Fındık kabuklarının yakılmasından elde edilen küller badem yağı ile karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan karışıma, şampuan kıvamına gelinceye kadar sirke ilâve edilerek çırpılır. Saçların dökülmesini önlemek için baş, hazırlanan bu karışımla sık sık yıkanır.

* 1 su bardağı sütün içine 1 tatlı kaşığı kuru maya ekleyip mayayı eritin ve haftada 1 kez için.
Bu karışım B vitamini eksikliğinizi giderir,cildinizin içten beslenmesine güzelleşmesine yardımcı olur.
Kesinlikle bu karışım haftada 1 defadan fazla içilmemeli.

* Zencefilin doğal ve çok güçlü bir antibiyotik olduğunu söyledi Suna Hanım. Artık marketlerde de satılıyormuş.Bir miktar zencefil rendelenir,üzerine sıcak su koyup 10 dk kadar kaynatılır.İçine bal koyup tatlandırılır.Bu çayı taneleriyle tüketin.Cok şifalı bir bitkidir.

* Faranjit için 3 tane at kestanesi kabukları soyulup un haline getirilir,çıkan un kadar tereyğ ve bal karıştırılır.Her gün 3 çay kaşığı kadar yenilir.

28/9/2008 · Kategori: Rejim,Diet,Saglik vs
Cildinizi genç tutan yiyecekler

Soya filizi: Vücudun kendi hormonları kadar etkili. Cildi dolduruyor ve gerginliğini sağlıyor.

Ispanak, lahana: B vitamini bağ dokusunun sıkılığını destekliyor, selüliti önlüyor.

Yeşil çay: Serbest radikallere karşı önemli hücre koruyucu maddeler içeriyor ve böylelikle yaşlılığın doğrudan hücrelerde durdurulmasını sağlıyor.

Su: Hücrelerin ve bağ dokularının dolgu ve destek gereksinimini karşılıyor. Besinlerin hücrelere taşınmasını, atı kların da hücrelerden çıkışını sağlıyor

Som ve ringa balı ğı: Vücudun acil ihtiyaç duyduğu ama kendi başına üretemediği doymamış yağ asitleri içeren bu balıklar, hücrelerdeki yaşlılık sürecini yavaşlatarak Anti -aging’de anahtar görevi görüyor.

Sarmısak: Bileşimindeki allizin maddesi kan dolaşımını harekete geçirerek cildi arındırıyor. Böylelikle cilt sağlıklı bir renge kavuşuyor.

Tavuk: Vücudun güzellik hormonları üretmek için ihtiyaç duyduğu yüksek değerde protein içeriyor. Ayrıca kolajen ü retimini ve bağ dokusundaki liflerin yenilenmesini destekliyor.

Zeytinyağı: Soğuk preslenmiş hali sağlıklı yaşam için bire bir olan bu yağ, erken yaşlanma ve kırışıklıklar için mükemmel bir silah. Doymamış yağ asitleri hücreleri tehlikelerden koruyor

Yumurta, süt: Dikkat çekici şekilde "niacin" maddesi içeriyorlar. Bu B vitamini depoları hücre yenilenmesi için vazgeçilmez olarak tanı mlanıyor.

Rezene: Haftada birkaç kez sofrada olmalı. Kalsiyum zengini bu ot, ciltte su depolanmasını sağlıyor ve hücre yenilenmesinde görev alıyor.

Avokado: E vitamini açısından oldukça zengin. Böylece serbest radikallere karşı içeriden de etki ediyor.

Elma: Şeker ve ensülin cildi yaş landırıyor. Buna karşın elma kan şekerini sabitliyor ve ensülin iniş çıkı şını engelliyor.

« Önceki :: Sonraki »

<



Myspace Layouts For Girls!